✉ diva.firuze@hotmail

4/14/2026ratatuy
✉ diva.firuze@hotmail

Bir varmış, bir yokmuş…
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde,
Develer tellal iken, pireler berber iken,
Ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken,
Uzak diyarların birinde, yedi dağın ardında,
Üç denizin ötesinde bir ülke varmış…

Bu ülkede gökyüzü her sabah başka renge bürünür,
Ağaçlar fısıldaşır, rüzgâr eski hikâyeler anlatırmış.
İnsanlar neşeyle yaşar; ama her masalda olduğu gibi
Bu diyarda da bir sır, bir dert, bir bekleyiş varmış.

Gözlerin kapanmasını bekleyen doğa ananın kadim ruhu, gün batımından sehere kadar, nefes üflediklerinin sessiz düşünce denizlerini ziyaret edermiş. Altını üstünü ettiği bu iç dünyalarda bir o yana bir bu yana gezer, her nefesi tanır, onlarla gururlanırmış.
Diplerde bazen yeni nefesler, bazense derin bir boşluk görürmüş. Su yüzüne çıkıp anıların saklandığı kapalı kapıların ardını yoklar, sonra yeniden en dibe inermiş. Filizlerini eker, tekerlemeler fısıldarmış:

Tıkır tıkır düşünce,
Derinlerde bir ince,
Nefes iner, nefes çıkar,
Karanlıkta ışık saçar.

Fısı fısı eski söz,
Kapanır bir, açılır göz,
Dipten doğar ince iz,
Filiz filiz büyür giz.

Tak tak kapı ardında,
Anı uyur aklında,
Seher gelir usulca,
Uyandırır ruhunca.

Bir gün yine gökyüzü köpük köpükken bir nefese rastlamış. Neşesine kapılmış:
“Bir bakayım denizinde neler cıvıldaşır,” demiş ve dalmış.

Fakat su bu kez soğuk, rüzgârlı ve tatsızmış.
İnmiş, inmiş… ve bir de ne görsün: koca bir boşluk.
O boşluğa bakmış, boşluk ona bakmış.
“Ne büyük yarık bu…” diye mırıldanmış. Ayak basmış tabanına.
Dipteki kum incecik olmuş.

Derken bir yaratık belirmiş.

Gözleri iri, yüz hatları keskinmiş. Üzerinde kadife bir takım varmış; bordo, eski, sönük bir kruvaze. Onu ilk gördüğünde kıskanmış. Sonra kendi kendine,
“Bu da benim gibi bir nefes olsa gerek…” demiş.

Yaklaşmış.

“Sen kimsin? Seni buraya kim koydu? Ben mi koydum? Nasıl olur… nasıl unuturum?”

Eliyle dokunmuş korkarak.

Yaratık ağır ağır sallanmış. Sonra, paslı bir sesle konuşmuş:
“Ben yaratıldım.”

Kadim ana irkilmiş. O ses, içinde yankılanmış.
Bir adım geri çekilmiş. İlk defa zayıflığını hissetmiş.

“Sen kimlerdensin?” demiş titrek bir sesle.
“Seni kim yarattı?”

Yaratık başını hafifçe kaldırmış:

“Beni yarattıkların yarattı.”

Bir an durmuş, sonra eklemiş:
“Sınırları yeniden çizeceğim.”

Gözlerini boşluktan ayırmadan fısıldamış:
“Ve senin huzurun… artık sana ait olmayacak.”

Bunu duyar duymaz ana nefes geri çekilmiş.
Suyun yüzeyine doğru hızla yükselmiş.
Gün kararmaya yüz tutmuş.
O gün hiçbir kuş evine geri dönmemiş.
Şarkıları cevap bulmamıştı.
Bir dal parçasının üzerinde gökyüzüne bakakalmışlardı.

Gökyüzü, ilk kez, kendine ait olmayan bir karanlık taşıyordu.
Bulutların arasında bir kasırga ağır ağır şekilleniyor,
yeryüzüne inmeye hazırlanıyordu.

diva
isim, İtalyanca diva

Sinema, tiyatro, müzik, dans, bale vb. sanatlara emek vermiş, alanında uzmanlaşmış ve tanınmış olan kadın sanatçı.

#divafiruzehotmail