mağaracı yetiştirene kılavuz

1/12/2026Özge Yıldız

mağaracı yetiştiren,

mağaracı olmalıdır.

mağaracı yetiştiren, öğrettiği her şeye dikkat etmelidir---

öğrenci, kendisine mağaracılığı öğretenin eline dikkat kesilir, hemen peşinde dolaşıverir.

mağaracı yetiştiren,

temkinli olmalıdır.

hatta ona her seferinde sıfırdan başlıyormuşçasına davranmalıdır.

mağaracı yetiştiren,

odaya dayı boltlarını beşlilerle onlularla almalıdır.

hem de sekizliklerini.

mağaracı yetiştiren,

mağarayı döşemeyi çok isterken, usulca matkabı başka omuzlara bırakmalıdır.

çünkü öğrenci öğrenci değildir artık.

mağaracı yetiştiren,

sürekli bir akış içinde olduğunu, bu akışın gözleri ile esir alındığını öğrenmelidir.

bir ekip ile birlikte yaşamayı.

mağaracı yetiştiren,

geceleri donarak yaklaşan bir kıpırtıyı da kucaklamalıdır, birazcık ateşi de.

mağaracı yetiştiren,

ortalık fazlaca sessiz kaldığında

hemen şüphelenmelidir;

ya yerin altındakiler

ya yukarıdakiler tehlikededir.

mağaracı yetiştiren,

yetiştirdiği canlının onu birçok yönde iyi izleyebilceğini,

giderek tanıdığını ve anlayabildiğini hesaba katmalıdır.

mağaracı yetiştiren,

bütün yakınlaşma çabalarına karşın yanlış anlaşılmasına, ama tam tersine de hemen alışmalıdır.

çünkü mağaracı yetiştiren uzak da olmalıdır.

mağaracı yetiştiren,

daha önce neler olmuşsa olmuş,

her şeyi yerin altında unutmalıdır.

yakınlaşacak bir canlının sorumluluğunu üstlenmeye hazır olmalıdır,

her ne kadar bunun ne denli anlamsız olduğunu bilse bile.

mağaracı yetiştirenin işi de güçtür.

mağaracı yetiştiren ne yapmalıdır ki?

mağaracı yetiştiren ne yapması gerekiyorsa onu yapmalıdır. kimse ona kılavuzluk edemez.

mağaracı yetiştiren,

ekibi bilmeyen bir canlıyı da ekip olarak görmeyi göze almalıdır.

mağaracı yetiştiren, bu öğrenme kıvılcımını tehlikede tutmayı da haklandırabilmelidir.

belki o kendi gözünde tehlikede bile değildir,

zaten bunu bilmeyecektir.

mağaracı yetiştiren,

yetiştirme olgunluğuna geldikten sonra kendisinin taleplerini çok sınırlı ve yavaş bir biçimde öğrenecektir.

mağaracı yetiştiren,

hiç konuşmamış duvarları konuşturmayı da başarabilmelidir.

her ne kadar konuşmayacak olsalar da.

mağaracı yetiştiren,

bir öğrenme tutkusu ile baş etmeyi de öğrenmelidir.

bunun budalaca bir şey olduğunu bilse de.

mağaracı yetiştiren,

her şeyi öğrenene veremeyeceğini bilir de,

bunu beceremeyeceğini kendisine bildiren bir tür çaresizlik ile.

mağaracı yetiştiren,

mağaracı olduktan sonra öğrenenin, kendisiyle hiç ilgilenilmemesine de alışmalıdır.

temelde öğrenenin ilgilendiğinin hiç de kendisi olmadığını bilerek.

mağaracı yetiştiren,

hevesi ile sağlığı arasında bir türlü karar veremeyen bir canlı ile uğraşmayı da öğrenmelidir.

yani,

hevesini tatmin ettikten sonra karar verebilen bir canlı ile.

mağaracı yetiştiren, yer yer kendisini tehlikeye atan,

zaten tek bir talebi olan bir canlı ile yaşamayı da öğrenmelidir.

dayanabildiği kadar.

mağaracı yetiştiren,

dünyayı kendine tanıtan bir canlı ile birlikte olduğunu da bilmelidir.

aslında ne kendini ne de dünyayı tanıyabilmişken.

mağaracı yetiştiren,

bir gün mağaracısının ele avuca sığmaz bir yetenek yığını olduğunu görmeyi de öğrenmelidir.

öğrenmeli ve kabul etmelidir.

mağaracı yetiştiren,

bir gün mağaracısını daha iyi bir yetiştiriciye teslim etmesini de bilmelidir.

terketmeye hazır olmalıdır. ondan son bir teşekkür aldıktan sonra.

gelişim anılarını da bir denize atıp, alelacele yürüyüp,

acaba diyip ama yine de güvenip gitmeyi bilmelidir.

mağaracı yetiştirenin durumu da zordur.

oruc aruoba-tavşan besleyene kılavuzdan bişiler editli.

bu boş bir yazı, siz tavşan besleyeni okuyun. onun işi çok daha zor

#magaraci-yetistirene-kilavuz